Adım İrem, Yaş 18, Adanalıyım.Bu Kadar Açıklama Yeter.Sevimli Yazdığıma Bakma Çarparım. Bu Arada Unutmadan Ekliyim Daha Yeniyim Burada (:
Gerçekler...
acıtır. kimseye söylemek istemez insan acıttığını. ama söylemek zorunda kalır insan. çünkü içinde biraz daha büyürse, bilir ki insan, hayalleri de onu o derece de öldürür. birilerine söyleme gereği duyar bir şekilde ve en sonunda da söyler. çeşitli yollarla, doğrudan veya dolaylı. sonra yükü birazcık da olsun azalınca rahatlar. uyuyabilir mesela. vücudu dinlenebilir. ama ruhu dinlenemez çünkü insan rüya da görür. rüyalarında yaşar bir de o acıyı. her neyse işte günler böyle geçer. uyur, öper doya doya sonra uyanır, insanların dırdırlarını bitmeyen şikayetlerini dinler, dudaklarını biraz büzer ve “gülümsemek” denilen olayı gerçekleştirir, evine gelir, ağlar, günlük işleriyle uğraşır sonra uyur tekrar.
sonraları anlar insan. gerçekler ne kadar gerçek olsa da hayaller de cezbedici.
-hayallerle yaşamanın daha çok, iyi tarafları vardır. hayallerinizde gerçekten gülümseyebilirsiniz. hayallerinizde her şey size bağlıdır. hayaller sizin kağıdınızdır. kalbiniz ve düşünceleriniz ise kaleminiz… “oğlan kıza aşık olur ve onu yavaşça öper. hayır hayır. oğlan kıza aşık olur ve onu öpmek üzereyken ani bir hareketle kızı kucağına alıp onu arabasına götürür. lunaparka, hiç olmadıkları kadar eğlenmek için sürer arabasını oğlan. radyoyu açar ve şanslarına onların şarkısı çıkar. bir yandan birbirlerinin nefes alışlarıyla tatmin olurlar bir yandan şarkının tatlı sözlerine eşlik ederler…”
insan o zaman anlar. dünyada üzülmemek için birçok neden vardır. dünya insanın üzülmemesi için önüne engeller koyar. çoğusu üzerinden atlayamayacağımız, yanından geçemeyeceğimiz engellerdir. insan bu fırsatı kullanır her defasında. belki bilerek belki bir tesadüf eseri… ama en sonunda ona doğru yönelir ve insan hayalleriyle yaşamaya devam eder. her gün mutlu olur.
ve insan hayalleriyle bir kez daha ayağa kalkar.